RSS
 

Hızlandırılmış Internet ve Teknolojileri

04 Eki

Hızlandırılmış Internet ve Teknolojileri
Kursu Notları:

Bu kursun amacı, Ulakbim personeline Internet’te yollarını en hızlı
nasıl bulabileceklerini ve onu en efektif şekilde kullanmalarını öğretmektir.
Kurs sonunda, Internet üzerinde neyi nerede bulabileceğinizi, Internet’i oluşturan servislerin ne
olduklarını, Internet’le ilgili programların en çok kullanılanlarını,
ve adları Internet’le beraber anılan bazı teknolojiler hakkında fikriniz ve bilginiz
olması amaçlanmıştır. Artık başlayalım…

Internet Nedir:

Internet, temeli 1960′lara dayanan ve Amerika’da askeri amaçla kurulan ve daha sonra
üniversitelerin, sonra da bütün dünyadan başka ağların katılmasıyla
birleştirilen bir “ağların ağıdır”. Bazı kullanıcılar
maalesef Internet’le World Wide Web(WWW)‘i sık
sık birbirine karıştırmaktadır, ancak WWW Internet üzerinden erişebileceğiniz servislerin sadece bir tanesidir (WWW‘yi bazı bıkkın kullanıcılar World Wide Wait olarak açarlar :) . Internet üzerinden bir
çok servis verilmektedir, bunlar arasından Web, Ftp, Telnet, E-mail ve Newsgroups en çok kullanılanlarıdır
(ancak hepsi değildir). Bu servisler daha detaylı bir şekilde anlatılacaktır.

Internet’e bağlanmak için neler gerekir sorusuna gelirsek, herşeyden önce
bir bilgisayar ve gerekli yazılımlar, bir hat (telefon hattı ya da kiralık, sadece
bu işe ayrılmış bir hat), bir modem,
eğer çok miktarda bağlantınız/kullanıcınız varsa modem yerine
bir hub, switch, router gibi özel makineler kullanılır
(bu son sayılanları sizin yerinize gariban sistem yöneticileri kurarlar). Son olarak yapılacak
bir takım ayarlarla (bunlar da genelde sistem yöneticisine yıkılır) Internet’e
bağlanabilirsiniz.

URL(Universal Resource Locator)’ler ve IP Numaraları:

URL, sadece bilgisayarların anlayabileceği adresler
yerine, insanların da anlayabileceği bir
adresleme şeklidir. Bir URL, genel olarak şu
şekildedir:

protokol://sunucu.network.adresi:port_numarası/altklasörler/…/istenen_kaynak

Örnek verirsek, http://efe.ulakbim.gov.tr:80/cuneyt/olmayan_dosya.html; burada http protokolü, efe sunucunun adını, ulakbim.gov.tr ağ adresini, 80 port numarasını, cuneyt altklasör
adını, olmayan_dosya.html de istenen kaynağı
gösterir. Ağ adresi kısmını biraz açalım. Burada ilk kısım
genel olarak ağın hangi şirket ya da organizasyon bağlı olduğunu gösterir
(bizim örneğimizde ulakbim). Sonraki sırada,
bu organizasyon tipi belirtilir, kamu için gov,
ticari kuruluşlar için com, eğitim
kurumları için edu vb. Son sıradaysa,
bu kuruluşun hangi ülkede olduğu bilgisi vardır, Türkiye için tr, Almanya için
de, İsveç için se gibi; bunun bir istisnası Amerika’dır, uzantı kısımları
boştur, sebebiyse Internet’in Amerika kaynaklı olması ve bu kadar yaygınlaşacaklarını
tahmin edememeleridir.

Yukarıda verilen efe.ulakbim.gov.tr
tamamen insanların okuyabilmesi ve hatırlayabilmesi için bulunmuş bir adresleme sistemidir
ve bilgisayarlar tarafından, bu şekilleriyle, anlaşılamazlar. Bu tip kelimelerden oluşan
adresler yerine, bilgisayarlar, IP adresleri kullanırlar.
Bir IP adresi aaa.bbb.ccc.ddd şeklinde birbirlerinden . (nokta)’yla
ayrılmış 4 tane sayıdan oluşur. Bu sayıların alabileceği değerler
0-255 arasındadır. Peki dünyada Internet’e bağlı bu kadar çok makine varken,
sizin makineniz bir adresin IP karşılığını
buluyor? Bunun için DNS (Domain Name System)
sunucuları vardır, ve bütün görevleri “telefon rehberliği” yapmaktır.
Dünya üzerindeki bütün DNS sunucuları
birbirleriyle sürekli haberleşirler ve dünyanın öte ucunda yeni bir makine gelse, ya
da eskileri kapatılsa, sizin bundan bir kaç saat sonra haberiniz olur.

Not: Ulakbim’in IP adresleri 193.140.83.xxx şeklindedir ve bizim kendimize özel
bir DNS sunucumuz bile var :) . Ayrıca, bir makinenin IP adresi nasıl bulunur, ileride anlatılacaktır.

URL’lere bir kaç örnek daha verirsek:

http://www.ibm.com/

ftp://ftp.metu.edu.tr/pub/netscape/netscape-gold3.03.zip

gopher://gopher.bilkent.edu.tr

telnet://efe.ulakbim.gov.tr:25

file:///c|/temp/deneme.txt (Windows’da) ya da file:/home/cu/deneme.html (Unix’de)

WWW & Netscape Navigator’la WWW Kullanımı:

WWW, ilk başlarda diğer servislerin gölgesinde
kalsa da zamanla hem tarayıcıların, hem de bilgisayarların kapasitelerinin artmasıyla,
bütün diğer Internet servislerini sollamış ve bugün en çok kullanılan
servis olmuştur. WWW genel olarak hyperlink, veya hypertext, kavramına dayanır. Hyperlink‘ler,
ya da kısaca link‘ler, Web sayfalarını
birbirlerine ağ gibi bağlayan yazı veya resim parçalarıdır. Bir link‘e tıkladığınızda sayfa içindeki
işlevine göre sizi yeni bir sayfaya atlatabilir, bir resim yükleyebilir, bir ses dosyası
çaldırabilir, ya da uzaktaki bir makinede bir program çalıştırabilir.
Link‘lerin işlevlerini tanımlayan ve kalan
içeriği oluşturan sayfaları hazırlarken HTML (HyperText
Markup Language)
kullanılır, ancak HTML bu kursun kapsamı dışındadır. Benzer şekilde Web üzerinde
dolaşabilmek için bilgisayarlar kendi aralarında HTTP (HyperText
Transfer Protocol)
adı verilen bir dil konuşurlar.

WWW üzerinde dolaşabilmek için bir Web
tarayıcısına gereksinim vardır. Netscape Communicator, dünya üzerinde en
çok kullanılan tarayıcılardan biridir; diğerleri arasında da Lynx, Internet
Explorer, Mosaic, Arena sayılabilir. İlk başlarda sadece bir Web
browser
(Web tarayıcısı)’ken artık hem bir Mail Client, hem bir News Agent, hem de bir Ftp Client‘ı olmuştur.
Şimdi Netscape Communicator (bu noktadan sonra sadece Communicator denilecektir). Communicator’ın
bu yazı yazılırken son sürüm numarası 4.5 beta 2′ydi. Son sürümü
Internet üzerinden http://home.netscape.com/download/ adresinden indirebilirsiniz. Eskiden ticari kullanımı paralıyken, artık
ücretsiz olarak kullanılabilmektedir.

Communicator’ın Web browser
bileşeninin adı Navigator’dır. Navigator, kullanımı kolay bir programdır.
Navigator’ı açtığınız zaman karşınıza şuna benzer
bir görüntü gelir (Eğer sizde üstteki üç toolbar‘dan birisi yoksa, View menüsündeki
Show‘un altından açabilirsiniz).

Web üzerinde gezinmeniz için yapmanız gereken en basit hareket, genelde
altı çizili olan ve üzerine gittiğinizde imlecin bir ele dönüştüğü
link‘lere tıklamaktır (A). Link‘e tıkladığınızda gideceğiniz
adres aşağıdaki status bar‘da gösterilmektedir
(B). Kullanabileceğiniz ikinci bir yolsa, location toolbar‘daki
adres kısmını kullanmaktır, ya da isterseniz, daha önce beğendiğiniz adresleri
eklediğiniz bookmarks menüsünü kullanabilirsiniz
(ayrıntıları hemen aşağıdadır).

Bu dört toolbar‘ı
yakından inceleyelim. En üstteki navigation toolbar
gezinti amacıyla kullanılır. Sayfalar arasında birer birer ya da istediğiniz miktarda
ileri/geri gitmek için ilk iki tuşu kullanırız (A). Farenin sol tuşuna kısa
basarsanız sayfaları birer birer gezersiniz, uzun basarsanız da karşınıza
bir liste gelecektir, dolayısıyla 15 önceki sayfaya bile bir kerede gidebilirsiniz. Yüklediğiniz
sayfa sık sık güncelleniyorsa, yeniden yükle tuşunu (B) kullanmanız gerekir.
Eğer Navigator’ı her açtığınızda yüklenen bir sayfa varsa ev simgesine
(C) basarak istediğiniz zaman ana sayfanıza geri dönebilirsiniz. Sayfanın bir kısmını
veya tümünü bastırmak için yazıcı simgesine (D) tıklayabilirsiniz.
Sayfanın güvenlik bilgilerini ise kilit simgesinden (E) öğrenebilirsiniz. Kilit açıksa,
bağlantınız dinlenebilir durumdadır ve gizli kalması gereken bilgileri göndermeniz
sakıncalıdır, ancak kilit kapalıysa ve çevresinde sarı bir hale varsa
bağlantınız güvenli moddadır (secure HTTP üzerinden) ve kredi kartı bilgileri gibi hassas bilgiler bile gönderilebilir. Sonraki
sıradaki trafik ışıkları simgesine (F) tıklayarak, sayfanın yüklenmesini
yarıda kesebilirsiniz, sayfa tamamen yüklendiği zaman bu simge seçilemez duruma gelir. En
son sırada ise Netscape’in simgesi (G) vardır. Buraya tıkladığnızda Communicator’ın
üreticisi olan Netscape firmasının ana Web sayfasına gidersiniz.

Location toolbar, navigation
toolbar
‘a göre çok daha basittir. İlk sırada, beğendiğiniz
ve daha sonra ziyaret etmeyi düşündüğünüz favori URL‘lerinizi düzenlenmiş bir şekilde tutabileceğiniz Bookmarks menüsü (A) vardır. Bookmark‘lar
sadece Web adreslerini değil, herhangi tipte bir Internet URL‘ini saklayabilir. Bookmark menüsünün
kullanımı Windows’un Start menüsünün kullanımına benzer, açılan
listeden istediğinizi seçip tıkladığınız anda, o adrese gidersiniz;
. Hemen yanında, masaüstüne, Bookmarks
menüsüne, başka bir Navigator penceresine, hatta bir e-mail‘in içine sürükleyebileceğiniz Location (B) simgesi durur. Onun sağındaysa, Internet üzerinde gitmek istediğiniz URL‘i elle yazabileceğiniz ya da listeden seçebileceğiniz
bir Location listesi (C) vardır. Navigator’ın Windows versiyonunda bu liste, sizin daha önceden
yazdığınız bir adresi tekrar yazmanız durumunda, akıllı bir şekilde URL‘i tamamlamaktadır. En son sırada ise,
Navigator 4.5′le beraber gelen bir yenilik olan What’s Related
düğmesi (D) bulunur. Bir sayfaya girdikten sonra Navigator otomatik olarak o andaki URL‘le en çok ilgili olabilecek diğer Internet adreslerini bulur ve bu listeye ekler.

Personal toolbar, yukarıdaki toolbar‘ların en basitidir, aslında Bookmarks kullanımına benzer. En çok
ziyaret ettiğiniz sayfaların kısayol düğmelerini burada tutabilirsiniz. Buraya yeni
bir adresi Bookmark’larınız yoluyla ekleyebileceğiniz gibi (ileride anlatılacaktır), location toolbar‘daki location düğmesini sürükleyip
üstüne bırakabilirsiniz.

En son sırada ise sağ alt köşedeki component
toolbar
yeralmaktadır. Communicator’ın çeşitli bileşenleri
arasında hızlıca geçiş yapmak için bu toolbar‘ı kullanabilirsiniz. Navigator düğmesine (A) bastığınızda
eğer açık değilse yeni bir Navigator penceresi açılır, varsa da olan
pencereye geçiş yapar. Sonraki düğmeye (B) basarak, E-mail‘lerinizi okumak, yenilerini yazmak ve düzenlemek için kullanabileceğiniz Communicator
bileşeni Messenger’ı açabilirsiniz. Konuşma balonları şeklindeki simgeyle
(C) kayıtlı olduğunuz Newsgroup‘ları
okuyabilirsiniz (aslında açılan yine Messenger’dır ancak eski Communicator sürümlerinde
durum farklıydı). 4. sırada, arkadaşlarınızın e-mail adreslerini tutmak için kullanabileceğiniz Address Book’un simgesi (D) vardır.
Ve en son sırada Web sayfası yaratmak için kullanabileceğiniz Composer simgesi (E) vardır.

Gereken bileşenleri öğrendikten sonra Web’e biraz daha yakından bakalım.
Web adresleri çoğu zaman http:// ile başlar.
Ayrıca, aslında HTTP‘nin bir türevi
olan secure http adresleri de https:// ile başlar. Bir Web sayfasının adresi http:// ile başlasa bile sayfa içinde
başka türden link‘ler de bulunabilir ancak
sayfa adresi http:// ile başladığı sürece bir Web server(sunucu)’ı ile ilişki içindesinizdir. Ayrıca, bir kural olmamasına
rağmen, bir çok Web sitesi adresi de www.
ile başlar, dolayısıyla bir şirketin Web sayfasını bulmak için http://www.şirket_adı.com(.tr) biçimini deneyebilirsiniz.

Not: Navigator, adresi yazarken, örneğin, http://www.ulakbim.gov.tr yerine sadece
www.ulakbim.gov.tr yazmanıza izin verir, çoğu zaman bunu deneyebilirsiniz.

FTP & Netscape Navigator’la FTP Kullanımı:

Navigator, çok iyi bir Web browser
olmasının yanında aynı zamanda diğer tarayıcılara göre daha
iyi bir FTP client‘ıdır. Bir FTP sunucusuna
bağlanmak için location‘a istediğiniz
adresi şu şekle uygun yazmanız yeterlidir: ftp://ftp.sunucu.adresi/. Eğer karşıdaki sunucu açıksa çoğu zaman karşınıza
şu şekilde bir görüntü gelir:

İstediğiniz dosyaya tıkladığınız zaman dosya Navigator’ın
tanıdığı dosya tiplerinden biriyse, dosya Navigator içinde görüntülenir,
değilse size diskinize kaydetmek edip etmeyeceğiniz sorulur. Bir dosyayı görüntülemeden
kaydetmek için link‘in üzerine SHIFT’e basarak
tıklayınız.

Not: FTP sunucularında genel olarak /pub klasörü misafir kullanıcıların
veya herkesin kullanımına açık dosyaları içerir, özellikle bir dosya
arıyorsanız, %99 ihtimalle /pub klasöründedir.

FTP sunucularında genel olarak kullanılan bir özellik username/password(kullanıcı ismi/şifre)’dür.
Normal olarak kullanıcı ismi ve şifre vermezseniz kullanıcı ismi anonymous(anonim) kabul edilir, ve şifre olarak da geçerli
bir e-mail adresi kullanılır. Navigator’da
kullanıcı ismi ve şifreyi URL‘in
içine ekleyebilirsiniz, bunun biçimi şu şekildedir:

ftp://kullanıcı_ismi:şifre@ftp.sunucu.adresi/klasör/klasör/dosya_adı

Anonim FTP yaptığınız zaman yukarıdaki biçime göre
aslında şunu yazmış sayılırsınız:

ftp://anonymous:kullanıcı%40makinenizin.adı@ftp.sunucu.adresi/pub/

ya da

ftp://ftp:kullanıcı%40makinenizin.adı@ftp.sunucu.adresi/pub/
Kısacası anonim FTP yaparken aslında gizli olarak anonymous (ya da eşdeğeri olan ftp) kullanıcı
ismini kullanırsınız. Şimdi bu formatın bir açığına
bakalım, yukarıdaki biçimde girdiğiniz bir adres sizin ziyaret ettiğiniz adresler
listesinde görüleceği ve bir başkası tarafından kullanıcı isminiz
ve şifreniz kolayca öğrenilebileceği için şifre kısmını atıp,
şu biçimi kullanmanız tavsiye edilir:

ftp://kullanıcı_ismi@ftp.sunucu.adresi/klasör/klasör/dosya_adı

Adresi bu şekilde girerseniz, Navigator, sunucuya bağlandığında
sizden bir şifre isteyecektir ve bunu listeye eklemeyecektir, dolayısıyla bir başkasının
sizin şifrenizi öğrenme riski ortadan kalkar.

FTP’yle dosya indirmeyi yukarıda gördük, şimdi de dosya yüklemeye
bir bakalım. FTP sunucularına dosya yüklemek şu anda sadece Netscape Navigator’ın
desteklediği bir özelliktir, diğer tarayıcılarda yoktur. Dosyayı yüklemek
için Windows Explorer veya herhangi bir dosya yöneticisinden, istediğiniz dosyayı FTP listesini
gördüğünüz Navigator penceresine sürükleyip bırakın, Navigator
aşağıdaki gibi bir pencerecik çıkartacak ve sizden onaylamanızı bekleyecektir.
Onayınızdan sonra dosyalarınız karşı tarafa yükleyecektir. Eğer
FTP sunucusunda o anda bulunduğunuz klasöre yazma izniniz yoksa, karşınıza yükleme
izninizin olmadığına dair bir mesaj gelecektir.

Not: FTP sunucularında genel olarak dosya yüklemenize izin verilen yerler
/pub/incoming ya da sadece /incoming klasörüdür.

Gopher & Netscape Navigator’la Gopher Kullanımı:

Gopher, WWW daha bu kadar yaygınlaşmadan
önce kullanılan ve FTP ile WWW‘nin arasında diyebileceğimiz bir servistir. Artık
Internet üzerinde çok fazla Gopher servisi kalmamasına rağmen kullanımına
kısaca bir göz atalım.

Gopher adresleri, kural olmamasına rağmen, genelde gopher://gopher.organizasyon.adı/ şeklindedir. Bir Gopher sunucusuna girdiğinizde karşınıza şuna
benzer bir pencere gelir:

Tıpkı bir FTP sunucusunu gezer gibi link‘lere tıklayarak Gopher sunucusunda gezebilirsiniz. Aynı şekilde bir dosyayı
kaydetmek için SHIFT’le beraber üzerine tıklayınız. Gopher’ın FTP sunucularından
sıyrılan ve Web sunucusuna benzer olan tarafı ise, fiziksel yerleşimin size olduğu
gösterilmesi yerine, klasörlerin adlıarı yerine açıklamalarının
koyulabilmesi ve özel link‘lere tıklandığı
zaman, Web’de olduğu gibi harici başka programları çalıştırabilmesidir.

Bookmark(Yer imi)’lar ve Shortcut(Kısayol)’lar:

Şimdi de Internet’te gezerken karşınıza çıkan sayfaları
daha sonra tekrar ziyaret etmek için kullanabileceğimizi görelim. Saklanan adresler için
Navigator’ın kullandığı terim bookmark‘tır
(Internet Explorer’da adı favorites‘tir). Communicator
ilk kurulduğunda Internet üzerinde belli başlı sitelerin adreslerinden oluşan hazır
bir bookmark dosyası gelir. Ancak kendi bookmark‘larınız yaratmanız hiç de zor değildir.
Bunun yapmanın bir çok yolu vardır, bir kaç tanesini sıralarsak:

  • O anda görmekte olduğunuz sayfadan: Eğer
    sayfayı zaten açmış durumdaysanız, CTRL-D’ye basarak bir bookmark yaratabilirsiniz, ya da location bar‘daki
    location simgeciğini (sarı kağıt
    üzerinde yeşil bir şerit şeklinde olan) hemen yanındaki bookmark menüsüne sürüklersiniz:

  • Sayfa içindeki link’ten: Eğer bir sayfa
    içinde gördüğünüz link’i bookmark
    listenize eklemek isterseniz üzerine sağ tıklayın ve Add bookmark’ı seçin
    (A), ancak bu şekilde eklediğiniz bookmark‘lar
    herhangi bir altklasöre eklenmeden direkt olarak listenin en sonuna eklenir.

  • Edit Bookmarks menüsünden: Bookmark‘larınızı düzenlemek için location bar‘ındaki bookmarks menüsünden Edit bookmarks‘ı
    seçin ya da klavyeden CTRL-B tuşlarına basın. Burada tıpkı Windows Explorer
    kullanır gibi bookmark‘larınızı
    fareyle sürükleyerek, eskileri silerek, kesme-kopyalama-yapıştırma kullanarak ya
    da yeni klasörler yaratarak düzenleyebilirsiniz. Yeni bir bookmark yaratmak için File menüsünden New Bookmark’ı seçerseniz karşınıza
    aşağıdakine benzer bir pencere gelecektir. Burada ilk sırada bookmark‘ınızın görünen ismi (A), 2. sırada URL‘i (B), son sırada da açıklaması (C) vardır. Açıklamanın
    görünürdeki tek yararı sonradan bookmark
    özelliklerini değiştirirken link‘in ne
    olduğunu kolayca hatırlamanızı sağlamasıdır. En altta ise bookmark‘ın en son ne zaman ziyaret edildiği ve ne zaman
    yaratıldığı bilgileri (D) bulunur.

Windows kullananlar, bookmark‘lar
yerine Windows’un kendi özelliği olan shortcut‘ları
da kullanabilirler. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, bir shortcut yarattığınız zaman shortcut‘ın hangi program tarafından açılacağı Windows’a kalır;
eğer makinenizde başka bir Web tarayıcı varsa ve varsayılan Web tarayıcısı
oysa, örneğin Internet Explorer, bu shortcut
o tarayıcı tarafından açılır.

Bir shortcut yaratmak için yine birkaç tane yol vardır. Bunlardan bir
tanesi her zamanki gibi location bar‘daki location simgesini masaüstüne ya da makinenizdeki herhangi
bir klasöre sürüklemektir:

Aynı şekilde görmekte olduğunuz sayfanın boş bir yerine
sağ tıklayarak çıkan menüden Create Shortcut’ı seçebilirsiniz (A):

MIME Types (MIME Tipleri), Plugin(Eklenti)’ler, Java, JavaScript, VBScript ve ActiveX Teknolojileri:

MIME (Multipurpose Internet Mail Extension) tipleri, Internet
üzerinden e-posta gönderirken düz metinler dışında başka tip dosyaların
da gönderilmesi amacıyla bulunmuş bir teknolojidir. MIME tiplerine örnek vermek gerekirse:

application/x-zip-compressed (ZIP dosyalarına ait)

application/msword (DOC dosyalarına ait)

image/gif (GIF dosyalarına ait)

image/jpeg (JPG dosyalarına ait)

text/plain (TXT dosyalarına ait)

text/html (HTM, HTML dosyalarına ait)

video/quicktime (MOV dosyalarına ait)

audio/vnd.rn-realaudio (RA dosyalarına ait)

Görüldüğü gibi ilk sırada dosyanın (kabaca) tipi, ikinci
sırada da bu (kaba) tip içinden özel olarak hangi dosyanın olduğu belirtilir. Navigator,
ve daha birçok Internet programı bu bilgiye bakarak dosyanın tipini, hangi programla açması
gerektiğini, kısaca nasıl ele alması gerektiğini belirleyebilir.

Navigator’ın otomatik olarak görüntüleyebildiği bazı MIME tipleri vardır, örneğin uzantısı
HTM, HTML, TXT, JPG, GIF dosyalarını otomatik olarak tanır, ve üzerine tıkladığınız
zaman kendi içinde görüntüler. Ancak tahmin edebileceğiniz gibi bütün MIME tiplerini tanıyamaz ve üzerlerine tıkladığınız
zaman ne yapacağını bilemeyebilir. Bunun çözümü olarak Netscape’in bulduğu
teknoloji Plugin‘lerdir. Communicator ilk kurulduğu
zaman bazı plugin‘ler otomatik olarak gelmektedir,
örneğin WAV, AU dosyalarını çalabilen bir LiveAudio plugin‘i gibi. Navigator’ın kullandığı plugin‘lerin listesini görmek için Help menüsünden About Plugins‘i seçebilir, ya da location‘a about:plugin yazabilirsiniz. Çıkan sayfada yüklü
olan plugin‘lerin listesi ve onlara karşılık
gelen MIME tipleri çıkar.

Java ise, aslında küçük ev aletleri için yazılmaya
başlanmış, ancak sonradan bütün Internet camiasının ilgisini çekerek
kısa sürede yaygınlaşan bir programlama dilidir. Java’yla bir Web sayfası içinde
çalışabilen applet(programcık)’lar
yazabilirsiniz (öğrenirseniz tabii ki :) ve uygun ayarları yaparsanız, sayfanızı
yükleyen biri gerekli applet‘ı da otomatik
olarak yükler ve çalıştırır. Java, bazılarınca sanıldığı
gibi sadece Internet üzerinde çalışan programlar yazmaya yarayan bir dil değildir.
Ayrıca, Java çok güçlü bir dil olan C/C++’ın hafifletilmiş bir sürümü
de değildir (hatta, bana kalırsa şu
ana kadar bulunan en iyi programlama dillerinden biridir). Şu ana kadar daha çok görsel animasyonlar
için kullanılsa da, Java kullanarak birçok program yazabilirsiniz, örneğin Web sayfası
içinde çalışan bir chat (sohbet)
programı gibi. Ayrıca belki Java’nın tutulmasının en büyük nedeni,
platform bağımsız (bütün işletim sistemlerinde çalışabilir)
olmasıdır. Bir Java programını bir PC’de yazar, bir Macintosh’da derler ve Unix’te
de çalıştırabilirsiniz (diğer sistemler de olabilirdi).

JavaScript ise genel olark direkt olarak Web sayfası içinde, Java’ya göre,
daha basit bazı işleri yapabilmek için yaratılan bir dildir. JavaScript’in Java’dan
farkı, programların ayrı dosyalar halinde yazılmaması ve Java’ya göre,
güvenlik nedenleriyle, daha da fazla kısıtlamaları olmasıdır. Bir JavaScript
programıyla yeni bir Navigator penceresi açabilir, status bar‘da kayan bir yazı çıkartabilir, ya da üzerlerine gelindiği zaman yanan
düğmeler gibi bazı görsel efektler yaratabilirsiniz, ancak Java’daki gibi birisine e-mail gönderemez, diğer Internet protokollerini (FTP, NNTP,
SMTP gibi) kendi içinden kullanamazsınız.

Not: Java’yı Sun Microsystems, JavaScript’i ise Netscape firmaları yaratmıştır.

ActiveX ise, Microsoft’un Java’ya karşı geliştirdiği bir teknolojidir.
Temel olarak Windows’un eski OLE (Object Linking & Embedding) teknolojisi alınmıştır. ActiveX programları da gerekli ayarlamalar
yapıldığı zaman, Web sayfası yüklendiği anda yüklenir ve çalıştırılır.
ActiveX (ne mutlu ki) pek rağbet görmemiştir, çünkü hem güvenlik boşlukları
çok fazladır, hem de Java’yla karşılaştırıldığı
zaman sadece Windows işletim sistemlerinde çalışmasıdır.

VBScript, Microsoft’un Netscape’in JavaScript’e karşı ürettiği ancak
bir türlü yeterince destek bulamadağı bir dildir. Temel olarak Visual Basic alınmış
ve bazı özellikleri kırpılarak JavaScript’e benzer bir hale getirilmiştir. Tıpkı
JavaScript programcıkları gibi direkt olarak Web sayfası içine gömülürler.

Not: Java ve JavaScript hem Netscape Communicator, hem de (kısmen) Internet Explorer
tarafından; VBScript ve ActiveX ise sadece Internet Explorer tarafından desteklenmektedir (ancak
ikisi de ne Java ne de JavaScript kadar tutulmamıştır). Ayrıca bunların hepsi
sunucu değil, kullanıcı tarafında çalışırlar; sunucu tarafaında
çalışan programlar için CGI’a bakınız.

Internet Sunucuları & CGI (Common Gateway Interface):

Internet üzerinde yüzlerce sunucu bulabileceğiniz halde, bazıları
özelliklerinin fazlalığı, az hafıza istemesi, hızlı çalışması,
kolayca göçmemesi gibi bazı nedenlerden dolayı ilgi görürler. Bu sunucular
tek tek olabileceği gibi, bütün servislerin (örneğin Web, FTP, News, E-mail sunucularının
hepsi) bir arada bulunduğu paketler halinde de olabilir. Bunlardan birkaç tanesini saymak gerekirse:

Tek olarak:

  • Apache (dünyada en çok kullanılan Web sunucusu, genel olarak Unix’de
    çalışır)
  • WuFtp (sıkça karşılaşılan bir FTP sunucusu, genel
    olarak Unix’de çalışır)
  • O’Reilly WebSite Pro (Windows’da çalışan popüler bir Web sunucusu)

Paket halinde:

  • Netscape Suitespot (içinde Internet’le ilgili bütün sunucular vardır)
  • Internet Information Server (Microsoft’a aittir ve içinde Web, FTP ve Gopher sunucuları
    vardır)

Aslında burada sunuculardan bahsetmemizin başka bir amacı var; çoğu
sunucu istediğiniz işlemi yapamazsa bir hata mesajı döndürür. Biz, bu hata mesajlarından
sadece Web ile ilgili olanlarına değineceğiz. Web üzerinde çok karşılaşabileceğiniz
bazı hatalar şunlardır:

  • 404 Not Found: En sık karşılaşılan
    hatadır, istediğiniz dosyanın sunucuda bulunamadığını gösterir,
    bu hataya yol açan link‘lere broken ya da missing link denir. URL‘in son kısmını
    silip yeniden deneyin, ve gerektikçe bunu tekrarlayıns.
  • 200 OK: Hiç karşılaşmadığnız
    halde, en çok verilen mesaj budur. İstediğiniz dosyayı bulunduğu ya da işlem
    yapıldığı zaman sunucu, tarayıcıya “her şey yolunda” anlamında
    bu mesajı döndürür.
  • 401 Unauthorized: Sizden kullanıcı adı
    ve şifre isteyen bir siteye yanlış bir kullanıcı ismi/şifre çifti
    verirseniz karşınıza bu gelir.
  • 403 Forbidden: Genellikle, okuma izninizin olmadığı
    bir dosyayı görüntülemek istediğinizde buna hakkınız olmadığını
    söyleyen mesajdır.
  • 500 Internal Server Error: Bu mesaj, sunucu tarafında
    bazı ayarların yanlış yapıldığı ya da karşıda
    çalışan programları beklemedikleri bir duruma soktuğunuzu belirtir. Sitenin yöneticisine
    haber vermeniz sorunun düzeltilmesini sağlayabilir.

Web üzerinde sadece gezmek için sunucu tarafında herhangi bir program
çalıştırılmasına gerek yoktur, ancak bazı işlemler için
sunucunun belli işlemler yapması gerekebilir. Çok klasik bir örnek verirsek, bir site
üyelik sistemiyle çalışıyorsa, bir form aracılığıyla sizden
bir kullanıcı ismi, şifre, e-mail
adresiniz, yaşınız, mesleğiniz gibi bilgileri ister. Bu bilgileri kontrol edip gereken
veritabanlarına ekleme işlemini yapan programlara CGI programları denir. CGI bir programlama
dili değildir, bu tip işleri yapmanın yönteminin adıdır. CGI programları sunucunun işletim sisteminde çalışabilen herhangi bir
programlama dili olabilir, örneğin C, Pascal, Java, hatta Windows için BAT dosyaları bile
olabilir, ancak bu tip işlere çok uygun olması nedeniyle genel olarak Perl dili kullanılmaktadır.
Örnek bir CGI programı URL’i verirsek

http://www.ulakbim.gov.tr/cgi-bin/dukedocindex.pl?sort=1&sortby=Name&email=cu%40ulakbim.gov.tr

Genel olarak CGI programları
sunucunun /cgi-bin klasöründe bulunurlar,
ve çoğu zaman bir parametre verilmeden çalıştırılamazlar. Yukarıdaki
mesajlara geri dönersek 500 Internal Server Error,
genel olarak CGI programlarının yanlış
ya da eksik yazılmasından kaynaklanır.

Web Üzerinde Yapılanlar ve Yapılamayanlar(!):

Kısa ve net bir cevap gerekirse, Web üzerinde şu an için yapılabileceklerin
bir sınırı görülmüyor. Java gibi programlama dillerinin ortaya çıkışı,
çok çeşitli plugin‘lerin yazılması
ve ihtiyaçların artmasıyla Web üzerinde şu anda her türlü multimedia (çokluortam?!) programları, metin-tabanlı
sohbet programlarından tele-konferansa kadar bütün bilgi alışverişi, yeni bir
sayfa yüklenmeden sizin hareketlerinize göre içeriği dinamik olarak değişen sayfalar,
cep telefonlarına mesaj göndermek, televizyon izlemek ya da radyo dinlemek mümkündür.
Kabaca, Web üzerinde yapılabilecek işler tamamen program yazarlarına kalan bir işlemdir.

Search Engines ve Meta-Search:

Artık, Internet’in ne olduğu ne olmadığı hakkında gazeteler,
televizyonlar yalan yanlış bir sürü haberler veriyorlar. Evet, Internet geniş bir
kaynak, ancak neyi nerede bulacağınızı bilmiyorsanız, Internet’in size hiçbir
yararı olmaz (dağın altındaki elmas değerli değildir, ancak oradan çıkartılınca
bir değer kazanır). Neyse ki, Internet üzerinde aradığınız bir kaynağı
bulmak için search engine(arama makinesi)’lerimiz
var. Bu arama makineleri Internet üzerinde birçok adresi sizin yerinize gider, içindekilerin
bir listesini çıkarır, hatta bazıları bunları konulara göre ayırır.
Şimdi “iyi de bu kadar sayfayı nereden buluyorlar, ya da hangisinin listeye girip girmeyeceğine
nasıl karar veriyorlar?” diye soranlarınız olabilir, aslında bu makineler, kendileri
bir sayfa bulmazlar, bunun yerine Internet kullanıcıları sayfalarına daha çok
insan çekmek, herkesin bulabilmesini sağlamak gibi amaçlarla, sayfalarının adreslerini
bu makinelere verirler ve arama makinelerinin robot‘ları
(crawler ya da spider da denir) da sayfayı inceler ve listeye ekler. Bir arama makinesini iyi yapan özellikler
başında, listesindeki sitelerin sayısının çok olması, hızlı
olması, seçeneklerinin çokluğu, mümkünse kategorilere bölünmüş
olması gibi özellikler gelir.

Şimdi en çok kullanılanlara kabaca bir bakalım:

  • Yahoo!: Çok kullanılan ve sayfaları
    kategoriye göre ayıran bir arama makinesidir. Adresi http://www.yahoo.com/‘dur. Kelime bazında da arama yapabilir. Genel olarak, sadece Web sayfalarını
    tarar. Birçok ülkede yerel makineleri olması sayesinde çok hızlı olarak
    erişilebilir. Eskiden Net kullanıcılarının isimlerini, adreslerini, e-mail adreslerini aramak için kullanılan bir site olarak
    hizmet veren Four11′ı da bünyesine katmıştır.
  • AltaVista: Internet’in en eskilerinden, en hızlı,
    en çok kullanılan ve en büyük arama makinesidir. Her gün milyonlarca kişi burayı
    ziyaret etmektedir. Adresi http://www.altavista.com/‘dur. Eskiden kategorilere ayrılmamış olmasına rağmen artık
    AltaVista da kategorileri kullanmaktadır. AltaVista sadece Web sayfalarını değil Newsgroup’larını
    da arayabiliyor. Ayrıca, isterseniz çeşitli diller arasında otomatik çeviri işlemini
    de sizin yerinize yapabilir. AltaVista, aynı zamanda dünyanın en büyük ve en hızlı
    bilgisayar ağlarından birine doğrudan bağlıdır ve birçok yerel makinesi
    vardır. Not: Yahoo, AltaVista’nın makinelerinden birinde durmaktadır;
    AltaVista’nın, en son bildiğim kadarıyla, küçük odalar büyüklüğünde
    5 tane bilgisayarı var, ve Yahoo bunlardan sadece biri.
  • Infoseek: Çok beğenilen ve sadece arama
    seçeneklerinin zenginliğiyle bile diğerlerinden sıyrılan bir arama makinesidir. Adresi
    http://www.infoseek.com/‘dur.
    Infoseek, Web ve Newsgroup’lar içinde arama yapabiliyor ve kategorilere göre bölünmüş
    durumdadır.
  • Lycos: Yine Net’in eskilerinden bir arama makinesidir.
    Sunduğu seçenekler çok zengindir ve kategorileri çok seçilmiştir. Adresi
    http://www.lycos.com/‘dur.
  • Hotbot: Ünlü Wired dergisinin sahibi olduğu
    bir arama makinesidir, orijinal adı Inktomi’ydi. Sunduğu arama seçenekleri çok zengindir
    ve istediğinizi kısa sürede bulabilir. Adresi http://www.hotbot.com/‘dur. Artık Lycos’la birleştirilmiş durumdadır.
  • Excite: Yine en eskilerden bir arama makinesi. Bugün
    Netscape firmasının arama hizmetlerini de Excite yüklenmiş durumdadır. Sunduğu
    seçenekler geniştir ve kategorilere ayrılmış durumdadır. Adresi
    href=”http://www.excite.com/”>http://www.excite.com/’dur.
  • WhoWhere: Yukarıda bahsedilen Four11 gibi
    bir hizmet vermektedir. Adresi http://www.whowhere.com/‘dur. Geçtiğimiz günlerde yine Lycos tarafından satın alınmıştır.
    Bu arama makinelerinin bir tanesinin bile efektif kullanımını anlatmak
    bu kursun kapsamı dışında kalıyor, ancak genel olarak bir tanesini kullanmayı
    öğrendiğinizde hepsini öğrenmiş sayılırsınınz. Kabaca,
    anahtar kelimelerinizi verdikten sonra Search düğmesine
    basmanız yeterlidir. Çoğu makine ” (tırnak) içine alınmış
    kelimeleri bir kalıp olarak, alınmayanları da ayrık kelimeler olarak arar. Bazıları
    kelimeler önüne + (mutlaka geçmesi gereken anlamında), – (sonuçlar içinde
    bu kelimenin geçmediği sayfaları bul anlamında) gibi özel işaretler koymanıza
    izin verirler. Genel olarak, her arama makinesinin varsayılan arabirimi basit aramalar içindir, ancak
    gelişmiş aramalar yapmanızı da sağlayan bir arabirimleri vardır. Günlük
    kullanım için basit arabirim yeterli sayılabilir. Gelişmiş arabirimlere geçmenizle,
    arama sonucunda çıkan sayfaların tarihlerini, dilini, ülkesini vb özelliklerini
    kısıtlayabilir ve çıkacak sonuçların tam aradığınız
    şeyle ilgili olmasını sağlayabilirsiniz.

    Yukarıdaki listeye bakarsanız, bütün arama makinelerinin çok
    iyi olduğunu düşünebilir ve hangisini kullanacağınızı sorabilirsiniz.
    Benim önerim hepsini birden kullanmanız, ama ayrı pencereler açarak değil, bir meta-search engine kullanarak. Meta-search
    engine
    ‘leri tek bir arabirim üzerinden aradığınız kelimeleri
    yukarıdaki gibi büyük arama makinelerinin hepsine birden göndererek paralel arama yapar. Bir
    taşla 3-5, bazen 15-20 tane kuş vurabilirsiniz. Meta-search engine‘lerine örnek verirsek:

  • Metacrawler: Net’in en eski meta-search
    engine
    ‘idir. Aynı anda 6 tane farklı arama makinesini kullanarak sonuçları
    sizin için düzenler. Adresi http://www.metacrawler.com/‘dur.
  • Debriefing: Yukarıda sayılan bütün
    arama makinelerini kullanan çok iyi bir meta-search engine‘dir. Adresi http://www.debriefing.com/‘dur.
  • MetaBug: Debriefing’in kullandığı
    bütün arama makinelerini kullanır ve sunduğu seçenek sayısı da Debriefing’den
    çoktur. Adresi http://www.metabug.com/‘dur.
  • SavvySearch: Aynı anda en az 30+ tane diğer
    arama makinesini kullanır ve hangilerinin kullanılacağını seçmenize de izin
    verir. Adresi http://www.savvysearch.com/‘dur. Aynı zamanda çok zengin bir arabirim-dili seçeneği vardır.
  • Northern Light: Yine görüntüsü,
    çıktısı ve sunduğu seçeneklerin çokluğuyla sıyrılan
    bir makine. Adresi http://www.northernlight.com/‘dur.
  • SearchSpaniel: Tek kelimeyle felaket bir makinedir,
    kullandığı diğer arama makinelerinin gönderdiği sonuçları en ufak
    bir düzeltmeden geçirmeden çiğ bir şekilde ekranı doldurur. Adresi
    href=”http://www.searchspaniel.com/”>http://www.searchspaniel.com/’dur.
  • AllSearchEngines.com: Kendisi bir meta-search engine olmamasına rağmen, Net üzerindeki
    bütün arama makinelerini listesine eklemeyi amaçlayan bir site. Adresi http://www.allsearchengines.com/‘dur.

Not: Yukarıdakilerden özellikle tavsiye edebileceğim bir tanesi bulunmamakta,
aslında bu seçim tamamen size kalmıştır. Herkesin kendini daha rahat ettiği
bir arama makinesi vardır, hatta bazı insanlar
meta-search engine‘lerden haberdar olmalarına rağmen sadece Infoseek, ya da sadece AltaVista gibi makineleri
kullanmaya devam ederler.

Ne, Nerede, Nasıl Bulunur:

Yukarıda Net üzerinde neden arama makinelerinin kullanıldığını
açıklamıştık. Ancak hatırlanması gereken bir nokta şudur,
yukarıda sayılan bütün arama makineleri genel amaçlıdır ve daha çok
kelime bazında arama yaparlar. Peki ihtiyacınız aradığınız tipte
bir programı bulmak, örneğin ekran koruyucular, ya da günlük haberleri, borsanın
son durumunu öğrenmek, teknolojideki son gelişmeleri takip etmek gibi özelse ne yapmanız
gerekir? Keşke tek bir merkezden bütün bu bilgilere erişmek mümkün olsaydı,
ancak değil (aslında Internet’in güzelliği de burada, seçeneğiniz birden fazla :) .
Aşağıda bookmark dosyamda duran birkaç
URL‘i ve neleri bulabileceğinizin bir listesi var,
tabii yenilerini bulmak size kalmış :)

Programlar:

  • Winfiles: http://www.winfiles.com/, çok geniş bir Windows program
    arşivi, sınıflara ayrılmış durumda.
  • Tucows: http://www.tucows.com/, yine çok geniş bir Windows program
    arşivi, sınıflandırılmış. Dünya üzerinde birçok
    mirror(yansı)’ı vardır.
  • Filez: http://www.filez.com/, Net üzerindeki program arşiv sitelerini
    arayan bir makine.
  • Download.com: http://www.download.com/, C|net’in aradığınız
    programı kolayca bulmak ve indirmek için açtığı bir site.
  • DaveCentral: http://www.davecentral.com/, kategorilerine göre ayrılmış
    birçok programı burada bulabilirsiniz.

Günlük Haberler:

Teknoloji Haberleri:

Internet’in Yenileri:

Türkiye’den Haberler ve Servisler:

  • NTV: http://www.ntv.com.tr/, Türkiye’nin ilk haber kanalının
    Web sitesi, gayet başarılı; canlı TV yayını izlenebiliyor.
  • Milliyet: http://www.milliyet.com.tr/, basılı Milliyet gazetesinin
    biraz daha sönük bir şekli.
  • Hürriyet: http://www.hurriyet.com.tr/, gayet iyi hazırlanmış
    bir site.
  • Sabah: http://sabah.com.tr/, öylesine hazırlanmış
    bir Web sitesi.
  • Resmi Gazete: http://www.rega.com.tr/, son çıkan kanunları buradan
    takip edebilirsiniz.
  • Türkiye’deki Internet Servisleri:
    href=”http://www.tr-net.net.tr/services/inet-turkiye.html”>http://www.tr-net.net.tr/services/inet-turkiye.html, Tr-Net’in derlediği bir liste.
  • AraBul: http://www.arabul.com.tr/, DomiNet’in açtığı
    bir arama makinesi.

E-mail (Elektronik Posta) Adresleri:

Pratik olarak bir çok Net kullanıcısının düşündüğü
şey şudur: Internet=Web + E-mail. Hatta
Internet’in ilk günlerinde durum biraz daha farklıydı: Internet=E-mail‘di, çünkü e-mail‘ler
aracılığıyla bir çok Web ve Gopher sitesini gezebilir, FTP sitelerinden dosya indirebilir
ve yükleyebilir ve bir çok kütüphaneye ulaşabilirdiniz (tabii biraz bekleyerek ve acı
çekerek).

E-mail adresleri kullanıcı_ismi@domain.adresi ve URL’leri de mailto:kullanıcı_ismi@domain.adresi biçimindedir. Örnek verirsek:

cu@ulakbim.gov.tr (e-mail adresi)

mailto:cu@ulakbim.gov.tr (e-mail adresine link)

Örnek olarak Navigator’ın location alanına mailto:Cu@ulakbim.gov.tr
yazarsak, cu@ulakbim.gov.tr adresine bir e-mail gönderebilirsiniz.
Eğer ismi de eklemek isterseniz mailto:”Cüneyt YILMAZ” <cu@ulakbim.gov.tr> formunu kullanabilirsiniz.

Not: E-mail adreslerinde büyük küçük harf ayrımı
yoktur, ancak genel kullanım sadece küçük harf kullanmaktır.

History (Tarihçe) & Address Book (Adres Defteri):

Daha sonra da kolayca erişebilmeniz için, Navigator’la açtığınız
URL‘ler otomatik olarak History dosyanıza eklenir. Bu dosyanı görmek için Communicator menüsünden
Tools/History’yi seçebilirsiniz ya da CTRL-H tuşlarına basabilirsiniz. Karşınıza
çıkan pencerede daha önce ziyaret ettiğiniz sayfalardan, expire (süresi bitme) etmeyenleri görebilirsiniz (expire edenler sanki ziyaret edilmemiş gibi olurlar). Burada tarihçenizi yukarıdaki
kolon başlarına (A) tıklayarak sayfa başlığı, URL, ilk ve son ziyaret tarihleriniz, expire
etme zamanı ya da ziyaret sayınıza göre sıralayabilirsiniz. History, özellikle bir kere girdiğiniz, ancak adresi kendinize almadan kapattığınız
adresleri tekrar bulmak için yararlıdır.

History penceresinde bir adresi sıralayarak bulabileceğiniz
gibi, liste içinde arama yaptırarak da bulabilirsiniz. Arama penceresini açmak için
Edit’in altından Search History List’i seçin. Çıkan pencerede bazı kriterler
koyarak history dosyasını taratabiliriz, bir örneği aşağıda verilmiştir.
Aşağıdaki örnekte sayfa başlığında Metacrawler geçen ve URL’inin içinde Market geçmeyen kayıtların
(A) bir listesi bulunmuştur (maalesef veya kullanarak
bir arama yaptıramazsınız). Kriterlerinizin sayısını artırıp/azaltmak
için More/Fewer düğmelerini (B) kullanabilirsiniz.

Yine yararlı bir Communicator bileşeni olan address
book
’sa arkadaşlarınızın ya da iş ortaklarınızın
e-mail adreslerini tutabileceğiniz bir programdır.
Address book‘u açmak için component toolbar‘daki simgesini (sağdan 2.) tıklayabileceğiniz
gibi, Communicator menüsünden Address book’u seçebilir ya da CTRL-SHIFT-2 tuşlarına
da basabilirsiniz. Açıldığı zaman karşınıza çıkan
pencerede istediğiniz bir kişinin adının ilk harflerini girdiğiniz anda address book bulabildiği ilk kayıda gidecektir:

Şimdi de address book‘un
toolbar‘ındaki düğmelere yakından
bakalım:

İlk sırada yeni bir kayıt yaratma düğmesi (A) vardır
(tekrar döneceğiz). İkinci sırada birden çok kullanıcıya aynı
anda mektup gönderebilmek için sanal bir liste yaratma düğmesi (B) vardır. Örneğin,
proje grubunuzdaki 3 arkadaşınızın adreslerini proje adında bir listeye ekleyebilir
ve yeni bir e-mail hazırlarken alıcı
olarak sadece proje yazabilirsiniz. Sonraki düğmemiz (C) o anda listede seçili olan kayıt
üzerinde değişiklik yapabilmenizi sağlıyor. Takip eden düğmemiz (D) yeni bir
mesaj yazma penceresi açar, aşağıdaki listeden birkaç kaydı seçmeniz
durumunda, yeni mesajın alıcılarına otomatik olarak o isimleri ekler. Son olarak tanıdık
çöp kutumuz (E) var, seçilen kaydı silmeye yarar.

Şimdi yeni bir kayıt yaratalım. Bunun için 1. düğmeye
basalım, karşımıza bir pencerecik gelecektir. Bu pencerede yeni kayıdın
ait olduğu kişinin ismi ve soyismi (A), görünen ismi (B; karşı tarafa giden postalarda
alıcı adı olarak bu görülür), e-mail adresi(C), varsa takma adı (D) ve telefon bilgilerini (E) girerek yeni bir kart yaratabilirsiniz.
Üstteki diğer tab(sekme)’leri (1) kullanarak
kişi hakkında diğer bilgileri (çalıştığı kurum, adresi,
varsa kişisel Web sayfası gibi) de doldurabilirsiniz.

Netscape Messenger ve E-mail’ler:

Netscape Communicator’ın E-mail ve Newsgroup okuma yazma bileşeninin adının
Messenger olduğunu daha önce söylemiştik, şimdi nasıl kullanacağımıza
yakından bakalım. Messenger’ı açmak için sağ alttaki component
bar
‘ı kullanabileceğiniz gibi klavyeden CTRL-2 tuşlarına
da basabilirsiniz. Açıldığı zaman karşınıza aşağıdakine
benzer bir pencere gelecektir. Messenger aslında çok karmaşık bir programdır
ama en gerekli parçalara bakmak için yeterince vaktimiz var :) . Pencerenin en üstünde her
zamanki bir toolbar(araç çubuğu)’ımız
(A) var. Sol tarafta ise e-mail klasörleriniz ve
varsa kayıtlı olduğunuz News-sunucularının bir listesi (B) vardır. Sağ
üstte, seçtiğiniz klasörün içinde bulunan e-mail‘leriniz görüntülenir (C). En altta ise o anda seçtiğiniz e-mail‘in içeriği (D) görüntülenir.

Sol taraftaki klasörler tıpkı Windows Explorer’daki ağaç yapısı
gibidir. Yeni bir klasör yaratmak için klasörü altında yaratacağınız
üst-klasöre (en üst seviyede yaratmak için Local Mail‘e) sağ tıklayın ve çıkan menüden New
Subfolder
‘ı seçin ve yeni klasörün adını verin.
Communicator kurulduğunda bazı klasörler sizin için otomatik yaratılır: Unsent
Messages, Drafts, Templates, Sent ve Trash. Özellikle bilmeniz gerekenler, Sent (gönderdiğiniz postaların
bir kopyası burada tutulur) ve Trash (sildiğiniz mesajlar ilk önce buraya taşınır)’tir.

Toolbar’ın üzerinde en çok işinize yarayabilecek bazı komutların
simgeleri konulmuştur. İlk sırada yeni mesajlarınız kontrol etme düğmesi
(A) bulunur. İkinci sırada, yeni bir e-mail
yazıp gönderme düğmesi (B) vardır. 3. ve 4. sıralarda sırasıyla
size gönderilen e-mail‘in sadece yazarına
cevap yazma(reply) (C), ve yazar ve mektubun bütün
alıcılarına cevap yazma (D) düğmeleri vardır. Sonraki düğme, bir
başkasını da ilgilendirebileceğini düşündüğünüz bir
mektubu forward (~yönlendirme) düğmesidir
(E). Bir sonraki düğmemiz(F), seçilen mesajları bir başka klasöre taşımak
için (bookmarks menüsüne benzer) bir
menü açar. Bir mektubu okuduktan sonra, bir sonraki okunmamış mektuba geçmek için
yanındaki düğmeyi (G) kullanabilirsiniz. Yazıcı simgesiyle (H) de mektubunuzu bastırabilirsiniz.
Mesajın önemsiz olduğuna karar verirseniz çöp tenekesi simgesini (I) kullanabilirsiniz.
En sondan bir önceki düğme (J) ise mektubun içeriği bir başka makineden dinamik
olarak alınıyorsa, yüklemeyi durdurmak içindir. Son sırada her zamanki gibi Netscape’in
Web sitesine bağlanma düğmemiz (K) bulunuyor.

Not: Communicator ilk kurulduğunda bu düğmelerin altında aynı
zamanda 1-2 kelimelik adları/açıklamaları da vardır. Ancak düğmeler
yukarıdaki gibi yazısız hale getirilse bile, düğmelerin üzerine gidip biraz
bekleyince size küçük bir balloon help
verilecektir.

şimdi, tam teşekküllü bir e-mail gönderelim. Bunun için
toolbar‘dan yeni mesaj düğmesine ya da CTRL-M
tuşlarına basın. Karşınıza mesaj yazma penceresi gelecektir.

Çok kabaca söylemek gerekirse alıcı ismini, mektubun başlığını
ve içeriğini yazdıktan sonra gönder tuşuna basmanız yeterlidir, ancak biz diğer
özellikleri de biraz inceleyelim. Pencerenin üstünde her zamanki gibi bir toolbar‘ımız var. İlk düğme (A) mesajı yazdıktan sonra göndermek
içindir. Eğer mektubun alıcılarını bir listeden seçmek isterseniz,
Select Addresses düğmesine (B) tıklayın. Dökümanınızın arkasına
bir dosya, örneğin mektupla ilgili bir Word dökümanı ya da ZIP dosyası, eklemek
isterseniz Attachment düğmesine (C) tıklayabilirsiniz. Mektupla ilgili diğer bazı ayarları
(alındı bilgisi istemek gibi) yapmak için Message Options düğmesine (D) tıklayın.
Mektubunuz İngilizce ise yazım hatalarını kontrol etmek için Check Spelling
düğmesine basın (E). Son olarak da mektubu yazıp daha sonra düzeltmeler yapmak isterseniz
Save edebilir (F) ve daha sonra Messenger’daki Drafts klasörüne giderek mektubu tekrar açıp
düzeltme yapabilirsiniz. Aslında toolbar‘da
olması gereken bir komutu (Send later, mektubu yazıp sonra göndermek için) File menüsünün
altında bulabilirsiniz.

Toolbar‘ın hemen altındaki bölümden
(A) alıcıların adreslerini ve gönderilme şekillerini (B) belirleyebilirsiniz. Messenger
adres defterinizde bulunan bir ismi yazmaya başladığnızda otomatik olarak ismi tamamlamaya
çalışacaktır (C).

Alıcı listesinin altındaki düğmeye (A) tıklayarak mektubunuza
bir dosya iliştirebilirsiniz. Dosyanızı seçmek için boş bir alana tıklamanız
(B) yeterlidir.

Mesaj ayarlarını da Attachments altındaki düğmeye (A) basarak
yapabilirsiniz. Burada işinize en çok yarayabilecek ayar, alıcılar mesajı aldıkları
zaman size alındı bilgisinin geri gönderilmesi (B) olabilir.

Artık mektubun konusunu ve hatta öncelik derecesini verme zamanı geldi
bunun için Subject yazan yere gidin ve mektubun başlığını (A) yazın.
Eğer mektubunuz çok acilse, ya da tamamen önemsizse, önceliği de ayarlayın (B).

Son olarak da mektubunuzun içeriğini yazın ve işiniz bitince, toolbar‘dan ya da File menüsünden Send Now’ı seçin,
ya da klavyeden CTRL-ENTER’a basın.

Size gelen bir e-mail’e eğer bir dosya iliştirilmişse, mektup şuna
benzer görünecektir. Burada Attachments simgesine tıklayarak (A) iliştirilen bütün
dosyaların bir listesini görebilirsiniz. Bu listedeki dosyalara sağ tıklayarak onları
açabilir ya da diskinize kaydedebilirsiniz. Eğer mektubu gönderen kişiyi adres defterinize
eklemek isterseniz adına (B) tıklamanız yeterlidir.

Bir mesajı bir başka klasöre taşımak için Messenger’ın
toolbar‘ındaki File düğmesini kullanabilirsiniz.
Mesajlarınızı seçip düğmeye bastıktan sonra karşınıza
şu tip aşağı-açılır liste gelecektir.

Bir sonraki okunmamış mesaja gitmek için Go menüsünden Next/Unread
Message’ı, veya aynı şekilde bir önceki için de Previous/Unread Message’ı
kullanabilirsiniz. Diğer buna benzer işlemler için Keyboard Accelarators notlarınıza bakınız.

Netscape Communicator’ı Özelleştirmek:

Daha verimli çalışmak için Communicator’ı kendinize göre
özelleştirebilirsiniz. Ya da şirket politikanız sizden bazı ayarları yapmanızı
bekleyebilir. Bu ayarları yapmak için Navigator’daki Edit menüsünden Preferences’i seçin.
Karşınıza gelen pencerede Navigator’ın ayarlarını göreceksiniz. İlk
sırada Navigator’ı her açışınızda ilk gelecek olan sayfayı
seçmeniz beklenir (A), boş bir sayfa, sabitlenmiş bir sayfa (örneğin Ulakbim’in Web
sitesi) ya da son kaldığınız sayfayı seçebilirsiniz. Sonraki sırada
ev sayfa ayarı (B) vardır. Buraya istediğiniz bir URL‘i yazabilirsiniz. Eğer o anda bakmakta olduğunuz sayfayı yeni ev sayfanız yapmak
istiyorsanız Use Current Page(C)’e basınız. History‘nizdeki URL‘lerin kaç gün
sonra ziyaret edilmemiş durumuna geri döneceğini (D) yine burada belirtebilirsiniz. History‘nizi toptan temizlemek için Clear History(E)’ye basın.
Benzer şekilde location bar‘dan girmiş olduğunuz
URL’leri de Clear Location Bar(F)’a basarak temizleyebilirsiniz.

Sol taraftaki listeden Smart Browsing’i seçerseniz, karşınıza
gelen pencereden location toolbar‘daki What’s Related
düğmesini kaldırabileceğiniz (A) ya da hangi adresler için iptal edebileceğinizi
(B) ayarlayabilirsiniz.

Soldaki pencereden en yukarıdaki Appearance’a basarsanız Communicator’ın
görsel ayarlarını görürsünüz. Communicator’ı ilk çalıştırdığınızda
hangi bileşenlerin otomatik olarak açılacağını (A) ve düğmelerin
genel görüntüsünün nasıl olacağını (B) ayarlayabilirsiniz.

Soldaki listede Appearance’ın hemen altındaki Fonts’a tıklarsanız,
karşınıza yazıtipleri ayarları gelir. Burada varsayılan dili (A), değişken
ve sabit genişlikteki yazıtiplerini (B; bu yazı değişken genişlikte karakterlerle
yazılmıştır, bu ise sabit genişlikte
bir yazıtipidir), ve bunların boylarını (C) değiştirebilirsiniz.

Soldaki listede ana seçeneklerden biri olan Mail & Newsgroups’u açtığınız
zaman karşınıza gelen ayarlarla, size forward edilen ya da reply‘yla yazılan
mesajlardaki orjinal metinlerin rengini (A), yazıtipini (B) ayarlayabilirsiniz. Ayrıca, yeni bir
mesaj geldiğinde Communicator’ın sizi bir sesle uyarıp uyarmayacağını (C) ve
e-mail klasörlerinizi silerken size onay sorup
sormayacağını (D) da ayarlayabilirsiniz.

Sıra geldi gönderirdiğiniz e-mail‘lerde görünen kimliğinizi belirtmeye. Bunun için sol taraftan Identity’yi seçiniz.
Sağ tarafta isminizi (A), e-mail adresinizi (B), çalıştığınız
kurumu (C), varsa imza dosyanızı (D; imza dosyaları her mektubun sonuna otomatik olarak eklenir)
verebilirsiniz.

E-mail‘lerinizi hangi sunucu üzerinden göndereceğinizi/alacağınızı
belirtmek için sol taraftan Mail Servers’ı seçin. Sağ tarafta size
gelen
mektupları hangi sunucudan alacağınız (A), ve sizin göndereceğiniz mektupları hangi sunucu üzerinden
göndereceğiniz (B) ve bu sunucudaki kullanıcı isminizin ne olduğunu (C) ayarlayabilirsiniz.
Not: Normal olarak gelen ve giden mektupları aynı sunucu işler.
Ancak istisnaları olabilir.

Eğer haber gruplarına üye olmak istiyorsanız, sol taraftan Newsgroup
Servers’ı seçmelisiniz. Sağ tarafta haber grupları sunucularınızı
(A) belirtebilirsiniz. Bazı haber gruplarında trafik çok yoğun olduğu için
bütün mesajların başlıklarını görmek yerine, sayıyı
kısıtlayabilirsiniz (B).

Messenger’ın görüntüsünün nasıl olacağını
ayarlamak isterseniz, sol taraftan Window Settings’i seçin. sağ taraftan yerleşimi ayarlayabilirsiniz
(A).

Sol taraftan Copies and Folders’ı seçerseniz, sağ taraftan, her giden e-mail’in
bir kopyasını kendinizde de bir kopyasının tutulup tutulmayacağını
(A) ve her mektubu kendinize de gönderip göndermeyeceğinizi (B) ayarlayabilirsiniz.

Sıra geldi gelişmiş ayarlara, bunun için sol taraftan Advanced’i
genişletin. Sağ tarafta sayfa içlerinde resimleri otomatik olarak yüklemeyi kaldırabileceğiniz
(A; genel olarak hızdan kazanmak için yapılır), Java ve JavaScript’leri iptal edebileceğiniz
(B), FTP yaparken anonim FTP şifresi olarak kendi e-mail
adresinizi gönderebileceğiniz ayarlar vardır. Altta ise bazı sunucuların kullandığı
cookie(çerez :) ’leri kabul edip etmeyeceğiniz
(D) ve bunların her kullanıldığında sizi uyarmaması gerektiği (E) ayarlarını
yapabilirsiniz. Not: Cookie’ler genel olarak sizin o sunucudaki son durumunuzu tutmak
için kullanılır.

Son olarak da sol taraftan Cache’i seçerseniz, Netscape’in hafızada ve diskte
ne kadar alanı cache olarak kullanacağınız
(A) ayarı, isterseniz cache‘i temizleyebileceğiniz
düğmeler, ve bir sayfayı tekrar yüklediğinizde cache‘teki kopyayla sunucu üzerindeki kopyayı karşılaştırma işlemini
hangi sıklıkta yapacağınız (C) ayarlarını yapabilirsiniz.

Aslında ayarlar bu kadarla bitmiyor, ancak geri kalan ayarları anlatmak için
gereken arkaplan bilgileri bu kursun tamamından uzundur. Diğer ayarları kullandıkça
öğreneceksiniz.

Son olarak tam ayar sayılmayan bir seçeneğimiz kaldı. Eğer Türkçe
ya da İngilizce dışında bir alfabe kullanan sayfaya bakıyorsanız, o oturum
içinde alfabeyi geçici olarak değiştirebilirsiniz. Bunun için Navigator’da View
menüsünün en altında bulunan Character Set’e gitmeniz ve dilinizi seçmeniz yeterlidir.
Eğer o anda kullandığınız alfabeyi varsayılan yapmak isterseniz yine aynı
menünün en altında bulunan Set Default Encoding’i seçmeniz yeterlidir (A).

Etkin Navigator Kullanımı ve İpuçları:

Yukarıda Navigator’ın kullanımını kabaca anlattık,
ancak Navigator kullanmak aslında bu kadarla bitmiyor. Navigator çok gelişmiş bir
Web browser‘dır, bunun için size onlarca
farklı yol sunar. Şimdi bir kaç kullanım örnekleri verelim.

Bazı sayfalarda ilginizi çeken bir link görmüş ama bulunduğunuz sayfayı da terketmek istemiyorsanız, link‘in üzerine sağ tıklayın çıkan
menüden Open in New Window’u seçin. Yeni bir Navigator penceresi açılacak ve link bu pencere içinde açılacaktır.

Benzer şekilde eğer bir link‘in
sadece adresini kopyalamak ve sonra onu istediğiniz bir yere yapıştırmak isterseniz, link‘e sağ tıklayın ve en alttan Copy Link Location’ı
seçin.

Eğer beğendiğiniz bir link
ya da sayfa bulur ve bunu bir başkasına göndermek isterseniz, link’in ya da sayfanın context menüsünden Send Page’i seçin.

Birden fazla Navigator pencereniz varsa, ya da bir link’i e-mail’inizin içine eklemek
istiyorsanız, link‘e tıkladıktan
sonra farenizin sol tuşundan parmağınızı kaldırmadan istediğiniz yere sürükleyin.

Eğer yüklenmesi uzun süren bir sayfadaysanız mümkünse Navigator
penceresinin genişliğini (yüksekliği farketmez) değiştirmemeniz yararınıza
olur, çünkü Navigator sayfayı yeniden yüklemeye çalışabilir.

Yeni bir Navigator penceresi açıp adres kısmına gitmek için
klavyeden sırasıyla CTRL-N ve TAB tuşlarına basın.

Eğer bir sayfayı kaydederseniz resimlerin sayfayla beraber kaydedilmeyeceğini
görürsünüz. Resimlerin üzerine tek tek sağ tıklayarak kaydedebilirsiniz. Bunun
yerine, bazı sayfaların yerleşiminde bozukluklara yol açsa da, benim bulduğum bir
başka yol şudur: Sayfa yüklendikten sonra File’ın altından Edit Page’e ya da sayfanın
link‘ine sağ tıkladıktan sonra Open
in Composer’ı seçmeniz ve yeni pencere açılıp tamamen yüklendikten sonra
sayfayı Composer içinden diskinize kaydetmenizir. Ancak JavaScript kullanan sayfalarda (örneğin
Ulakbim’in Web sitesi) bazı resimlerin diske kaydedilmeyeceğini göreceksiniz.

E-mail’lerinizi hızlıca organize etmek için klasörler açın
ve Mail Filters’ı kullanın.

Yavaş yüklenen bir sayfayı görmek için resimlerin otomatik
yüklenmesini kapatın ve tekrar deneyin.

Farenizi kullanarak sayfa içinde bir metin parçasını işaretleyebilir,
ve CTRL-C’yle panoya kopyalayabilirsiniz.

Bir mektuba cevap verirken, eğer orjinal mektup uzunsa, gerekli olmayan kısımları
siliniz. Bu hem gönderme hızınızı arttırır, hem karşı
tarafın mektubu okumasını kolaylaştırır, hem de gereksiz bant genişliği
kullanılmasını engeller.

Arada sırada Messenger içinden Sent klasörünüzü inceleyin
ve gereksiz dosyaları silin. Silinen dosyaların Trash klasöründen de silinmesini istiyorsanız
File menüsünden Empty Trash on Local Mail’i seçebilirsiniz. Bu işlem aynı zamanda
mektupların diskte kapladıkları yeri azaltmak için de bir işlem yapacaktır.
Bu işlemi ayrıca yapmak için yine File menüsünden Compact Folders’ı seçebilirsiniz.

Dos Penceresinden FTP Kullanımı:

Kullandığınız her makinede cicili-bicili bir FTP programı
bulunmayabilir, gün gelir, iş başa düşer ve elinizdeki tek FTP programı işletim
sistemiyle gelen FTP programı olur (burada anlatılacak FTP programı komutları sadece
Windows’a özgü değildir, bütün işletim sistemlerinde geçerlidir). FTP programını
çalıştırmak için Start
menüsünden Run’ı açın ve çıkan pencereciğe ftp yazın ve
ENTER’a basın.

Karşınıza aşağıdaki gibi bir pencere gelecektir. şimdi
open descent.ulakbim.gov.tr yazın ve ENTER’a
basın. FTP sunucusu sizden bir kullanıcı ismi isteyecektir, ftp ya da anonymous‘dan birini yazın.
Şimdi de sizden geçerli bir e-mail adresi
isteyecektir. Burada guest@ yazmanız yeter. Eğer
isim veya şifrede hata yaparsanız, 530‘la
başlayan bir hata mesajı çıkacak ve içeri girmeniz reddedilecektir (A). Kullanıcı
ismini tekrar girmek için user ftp (ya da anonymous)
yazın, sizden tekrar şifre isteyecektir, tekrar guest@ yazın. Doğru girdiğiniz takdirde 230‘la başlayan bir mesaj çıkacak ve sunucuya gireceksiniz (B). Artık içeride
olduğunuza göre bir liste almak için ls
(list’den gelir) yazabilirsiniz. Detaylı listeleme için de ls -l kullanabilirsiniz.

Şimdi cd pub yazarak herkese
açık olan bir klasöre girelim (diğer klasörlerde emin olun ilginizi çekebilecek
bir şey yok :) ve ls -l ile listeyi alalım.
Buradan ilk önce Communicator4_07.exe’yi kendi diskimize kaydedelim. Ancak kaydetmeden önce yapılması
gereken bir takım işlemler var. Öncelikle şunu belirtelim, düz metin dosyalar (TXT,
HTML, INI gibi) ile binary (ikili) dosyalar (EXE, ZIP,
DOC) gibi farklı şekillerde transfer edilirler. Metinler için ASCII modu, binary dosyalar içinse BINARY modu kullanılır. O anda kullanılmakta olan modu
görmek için type yazınız (A);
varsayılan mod ASCII’dir. Biz EXE uzantılı bir dosya çekeceğimize göre binary moda geçmeliyiz bunun için binary, ya da kısaca bi yazın (B),
ve tekrar type‘la modun değiştiğini görün.
Bir sonraki komutumuz birden fazla dosyayı transfer ederken her dosyadan önce bize emin olmadığımızı
sormasını engellemek içindir. Bunun için prompt, ya da kısaca prom yazabilirsiniz
(C) (Not: bu komutu çoğu zaman kullanmayabilirsiniz, transferin yapısını etkilemez).
En son olarak da dosyaların transfer hızını ekranda görmek için bir komutumuz
var, hash (D), bu komutu yazarsanız, dosyalar
transfer edildiği sırada, hızı görebilirsiniz.

Son olarak dosyayı kendi diskimizde nereye çekeceğimizi belirleyelim ve
işleme başlayalım. O anki yerel klasörünüzü değiştirmek için
lcd yerel_klasör_adı‘nı kullanabilirsiniz,
örnek olarak lcd c:\temp yazın (A). Artık
bütün hazırlıklar bitti, get dosya_adı yazarak dosyayı çekebiliriz, bizim örneğimiz için get
Communicator4_07.exe
yazın (B; büyük/küçük harf
ayrımı önemlidir). ENTER’a bastığınız anda bir sürü
# işareti ekranı dolduracak ve dosya sizin makinenize indirilecektir.

şimdi yine aynı yerden bütün HTML dosyalarını aynı
anda indirelim, bunun için ilk önce ASCII moda geri dönmemiz gerekiyor bunun için ascii, ya da kısaca asc yazmanız yeterlidir (A). Diskimizde hala c:\temp klasörünü kullanacağımızı
varsayalım, mget dosya_adları yazarak dosyaları indirebilirsiniz, bizim örneğimiz
için mget *.html yazın (B; *.html, noktadan
önceki ad ne olursa olsun uzantısı html olan bütün dosyalar demektir, benzer şekilde,
Yazisma*.* da baslangıcı Yazisma olan
ve uzantısı farketmeden bütün dosyaları seçer). Eğer yukarıda
prompt yazmamış olsaydık bize her
dosyayı çekmeden önce “emin misiniz” sorusu sorulacaktı.

Şimdi dosyaların diskinize çekildiğinden emin olmak için diskinize
bakın, bunun için !dir yazabilirsiniz.
! işareti sonra gelen komutun karşı makinedeki işletim sisteminde değil, sizin makinenizdeki
işletim sistemine ait bir komut çalıştıracağınız belirtir. Örneğin
ekranı temizlemek için !cls komutunu kullanabilirsiniz,
ya da dosyalardan birinin içine bakmak için !notepad ServisSaatleri.html‘i deneyebilirsiniz.

Dosyaları çekmek için get (tek dosyalar için) ve mget (birden
fazla dosya için) komutlarını kullanıyoruz. Benzer şekilde dosyaları karşı
tarafa yüklemek için put ve mput komutlarını kullanırız. İlk
önce sunucuda bunları kaydedebileceğimiz bir yere gidelim. Bunun için cd
incoming
yazabilirsiniz. Bulunduğunuz klasörü kontrol etmek içinse
pwd (print working directory) komutunu (A) kullanabilirsiniz. Artık dosyalarınızı yazabileceğiniz
bir yerdesiniz. Örnek olarak, az önce indirdiğimiz bütün HTML dosyalarını
buraya koyabilirsiniz. Bunun için mput *.html
(B) yazmanız yeterli.

FTP komutlarından en çok işinize yarayabileceklerini saydık, tabii
bir de nasıl yardım alacağınız ve çıkacağınızı
söyledikten sonra işimiz bitecek. Yardım almak için help ya da ? komutlarını kullanabilirsiniz.
Çıkmak için de bye yazmanız
yeter.

Terimler Sözlüğü:

  • Internet (ya da kısaca ‘Net): Ağların
    Ağı, Bilgi Süperotobanı (gazetelere bakarsanız daha abuk subuk bir sürü
    isim de bulabilirsiniz), eskiden askeri ve eğitim amaçlı yerel ya da ülkesel ağların
    birleştirilmesi ve standartlarının belirli kurumlarca konulmasıyla bugünkü
    halini almıştır. Her dakika, yeni kullanıcılar Internet’e bağlanmaktadır.
    Şu andaki Net kullanıcılarının sayısının 150 milyon civarlarında
    olduğu tahmin ediliyor.
  • WWW(World Wide Web): Grafik bir arabim sunan ve
    hypertext ilkesine dayanan Internet servisi. Ağırlıklı olarak HTM/HTML uzantılı
    dosyalar, bir browser (tarayıcı) aracılığıyla sunucudan istenmesi ve görüntülenebilir.
  • Surfing: Web üzerinde link‘lere tıklayarak siteler arasında gezinme işlemi.
  • Port numarası: Kapı/geçit numarası.
    Kullandığınız servise göre bu sayı değişir. Örneğin Web için 80, Telnet için 23, Ftp için 21 standart
    port numaralarıdır.
  • TCP/IP: Internet’in belkemiği protokollerden
    ikisi. Protokolleri insanların kullandıkları dillere benzetebiliriz. Detayları Britannica’dan
    daha büyük bir ansiklopediye sığmaz :) .
  • Modem: İngilizce’deki Modulation/Demodulation’dan
    türetilen bir kelime. Normalde sadece analog sinyal taşıyabilen telefon hatları üzerinden
    dijital veri taşımanıza izin verirler. Evinden Internet’e bağlanmak isteyen kullanıcıların
    alması gerekli bir parçadır.
  • URL: Evrensel Kaynak Bulucusu, Internet üzerindeki
    adresler denilebilir. İki makinenin konuşurken kullanacakları dil, birbirleriyle değiştokuş
    edecekleri bilgileri, URL‘ler taşırlar.
  • Web browser / Mail client / News agent / Ftp client:
    Sırasıyla Web, E-mail, Newsgroup ve Ftp servislerine erişmek için kullanılan
    programlara genel olarak bu adlar verilir.
  • HTML (HyperText Markup Language): Hipermetin İşaretleme
    Dili, Web sayfalarını oluşturken kullanılan metin düzenleme dilidir, sıkça
    bir programlama dili olduğu düşünülür ancak kendi başına bir programlama
    dili değildir, sadece metnin görüntüsünü düzenlemeye yarar.
  • HTTP (HyperText Transfer Protocol): HiperMetin İletim
    Protokolü, Web sunucularıyla tarayıcıları arasında kullanılan protokoldür.
    Çok basit komutları ve hata mesajları vardır ancak çoğu zaman kullanıcı
    bunların çoğunu hem görmez, hem de kullanamaz.
  • FTP (File Transfer Protocol): Dosya İletim
    Protokolü, Internet üzerinden dosya alışverişi (hem kendinize çekme, hem de
    bir başkasına gönderme) için kullanabileceğiniz bir protokoldür. HTTP’ye göre
    daha çok komutu vardır ancak Web sayfasına karşılık gelen bir “FTP
    sayfası” kavramı yoktur. Not: bir başkasıyla FTP üzerinden
    dosya iletimi yapmanız için en az bir tarafta FTP sunucusu olmalıdır.
  • E-mail: Elektronik Posta, Internet üzerinden
    gönderilen mektuplardır. Efektif bir şekilde kullanıldığı zaman gerçek
    bir hayat kurtarıcı olabilir. Mektuplarınızın boyu makul miktarlardaysa (1-100
    KB), gönder düğmesine bastıktan en geç 2-3 dakika sonra mektubunuz dünyanın
    öbür ucunda bile olsa alıcısına ulaşır.
  • Applet: Java Programcıkları, sadece
    Web üzerinde çalışırlar, Java’nın Web sayfaları dışında
    da çalışabilen application(uygulama)’larıyla
    karıştırılmamalıdır. Applet‘ların güvenlik nedeniyle application‘lara
    göre bazı kısıtlamaları vardır: diskinize izinsiz yazamaz, oradan okuyamaz,
    vb işleri yapamazlar.
  • Bandwidth: Bant Genişliği, herhangi bir
    ağın kullanıcılarını paylaşmak durumunda kaldığı
    toplam hız.
  • Netiquette: Internet Ahlakı, Internet’in
    herhangi bir sahibi, hamisi ya da denetleyeni olmadığı için Internet kullanıcılarından
    genel olarak uymaları beklenen bazı prensipler vardır, örneğin başkalarını
    rahatsız etmemek, gereksiz dosya transferleriyle bant genişliğini harcamamak vb. Hemen her tür
    servis için bir netiquette mevcuttur.
  • Cache: Önbellek, genel olarak işlemleri
    hızlandırmak için dosyaları diskten tekrar okuma, ya da, Internet için, sunucudan
    tekrar çekmek yerine hafızadaki kopyayı kullanmak için ayrılan yer.

Bütün notlar Cüneyt YILMAZ tarafından
hazırlanmıştır. e-mail: cu@ulakbim.gov.tr

 

Leave a Reply